İçeriğe geç

İstanbul Anadolu Yakasında Gezilecek 10 Harika Yer

8 bin yıllık geçmişe sahip kadim bir kent olan İstanbul, doğal güzellikleri, tarihi, ve üzerinde yaşamış medeniyetleri ile görenleri büyülüyor. İstanbul, dünyanın dört bir yanından gelen onlarca, binlerce hatta milyonlarca insan tarafından ziyaret edilen müzeleri, parkları ve tarihi eserleri ile görülmeyi hak eden büyüleyici bir şehir.

Taşı toprağı altın her yeri birbirinden farklı ve özgün olan İstanbul’u gezmek isteyenler rotalarına Anadolu Yakası ile başlıyor. Anadolu Yakası, doğal güzellikleri ile öne çıkan sakin ve huzurlu bir tatil imkanı sunuyor. Özellikle çocuklu ailelere hitap eden yapısı ile ailelelerin göz bebeği olan Anadolu Yakası, keşfedilmeyi bekliyor.

Polonezköy Tabiat Parkı, Beykoz

Polonezköy Tabiat Parkı 3 bin hektarlık bir alana yayılmıştır ve İstanbul’da bulunan parkların en büyüğü olma özelliğine sahiptir. Bu muhteşem doğal alan 1994 yılında doğa parkı statüsü kazanmıştır.  İçerisinde sarıçam, gürgen, funda ve kara yemiş gibi çeşitli ağaç türlerini barındıran bu parkta, geniş bitki örtüsünü inceleyebilirsiniz.

Polonezköy  Tabiat Parkında özellikle sabahları yürüyüş yapabilir, ailenizle beraber piknik yapabilir ve doğanın tadını çıkabilirsiniz. Bunların yanı sıra trekking, koşu ve bisiklet gibi doğa sporlarını Polonezköy Tabiat Parkında yapabilir, kuş cıvıltıları eşliğinde sporunuzu tamamlayabilirsiniz.

Polonezköy Tabiat Parkı’na sabah 8 akşam 8 arasında gelebilirsiniz. Yayalar 5 tl otomobiller ise 15 tl ödeyerek parka giriş yapabilirler.

Mihribat Korusu, Beykoz

Mihribat Korusu, Mihribat Kasrı’nda yer alıyor ve Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. 20 hektarlık alana sahip koru, Beykoz’da yer alıyor ve tabiat parkı statüsüne sahiptir. Mihribat Korusuna Kanlıca Sahil yolunu kullanraka veya TEM üzerinden Kavacık Mevkiinde ilerleyerek ulaşabilirsiniz.

Mihribat Korusunda özel günlerinizi, düğününüzü, toplantılarınızı yapabilir, doğa ile iç içe keyifi zamanlar geçirebilirsiniz. Bölgede yer alan kır lokantasında yemek yiyebilir, sevdiklerinizle geçirebileceğiniz güzel anlar yaşabilirsiniz.

Mihribat Korusuna, yayalar 5 tl, bisikletliler 4 tl, otomobiller ise 12 tl ödeyerek giriş yapabilirler.

Gözdağı Korusu, Pendik

206 metre rakımda bulunan Gözdağı Korusu Pendik mevkiinde yer alıyor. Koru içerisinde yer alan Sosyal Tesislerde bir şeyler içebilir, Marmara Denizi, Yalova ve Adalar’ı ayaklarınızın altına saran manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Gözdağı Korusunun içerisinde yer alan seyir teraslarını görebilir, yürüyüş yapabilir veya ailecek piknik yapmak için koruya gelebilirsiniz. Ailenizle doğa içerisinde hoş vakit geçirebilir, çocuklarınızı korunun içerisinde bulunana çocuk parkına da götürebilirsiniz.

Gözdağı Korusu sabah 8 buçuk akşam 11 arasında hizmet vermektedir.  Gözdağı Korusuna giriş ücretsizdir.

Çubuklu Korusu, Beykoz

Çubuklu Korusu, görkemli manzarası ve içerisinde yer alan tarihi yapısı ile doğa severleri ve tarih severleri cezbediyor. Çubuklu Korusu yüksek rakımı ile muhteşem bir manzara sunuyor. İlk gittiğinizde biraz başınızın dönmesine sebep olabilir, bu yüzden daha çok macera tutkunlarına ev sahipliği yapıyor.

Özellikle, manzara fotoğrafçıları veya amatör bir şekilde fotoğraf çekme ile ilgilenenlerin akın ettiği Çubuklu Korosu, fotoğraf çekimi için oldukça uygundur.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, Ataşehir

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi metropol bir şehir olan ve oldukça gelişmiş bir ilçe olan Ataşehir sakinlerine doğayla iç içe olma fırsatı sunuyor.

Biyoçeşitlilik açısından oldukça gelişmiş bir yer olan botanik bahçesi, tarıma ve toprağa ilgisi olan kişiler için özel eğitimler de veriyor. Bahçıvanlık, bitkisel tarım, bitki ressamlığı gibi kurslara 189 yaşından büyük iseniz katılabilir ve kendinizi geliştirebilirsiniz.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesinin girş ve çıkış saatleri dönemsel olarak değişiyor. Sonbahar aylarında 09.30-16.00 saatleri arasında, ilkbahar aylarında 09.30 – 17.00 sattleri arasında Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesini ziyaret edebilirsiniz.

Nezahata Gökyiğit Botanik Bahçesinin iki ayrı girişi mevcuttur. Ücret ödemeden Ataşehir ve Ümraniye tarafında bulunan bu girişlerden ziyaretinizi gerçekleştirebilirsiniz.

Çinili Camii, Üsküdar

Dünyaca ünlü çinilere ev sahipliği yapan Çinili Camii, Zarif Çinili Camii olara da biliniyor. 1640 senesinde inşa edilmiştir. Mahpeyker Valide Kösem Sultan tarafından yaptırılmıştır. Camiinin iç kısmında alusunda büyük ve geniş bir şardıvan bulunmaktadır. Buna rağmen camiinin hemen yanında bulunan medrese camiye kıyasla daha küçüktür.

Çini Camii’ye adını veren ünlü çiniler ise İznik’ten getirilmiştir. Çini Camii’nin iç ve ön cepheleri bu çinilerle kaplanmıştır. Renk renk olan bu çinilere yeşil ve kırmızı figürler eşlik etmektedir. Cephelerin yanı sıra minberin ikonik başlığında da çini kaplama vardır. Bu kaplamaya yeşil, altın ve kırmızı oymalar ve süslemeler eşlik etmektedir.

Anadolu Kavağı, Beykoz

Anadolu Kavağı, sahiliyle ünlü bir mahalledir. Ve bu mahalle İstanbul boğazının kuzeyinde yer alırken Beykoz’a bağlıdır. Turistik bir balıkçı kasabasıdır.Anadolu Kavağı’nı ziyaret edip daha sonra bölgede bulunan Poyrazköy’e ve Yoros Kalesine gidebilirsiniz.

Anadolu Yakasının en geniş tepesinde yer alan Yoros Kalesi, Ceneviz Kalesi olarak da biliniyor. Yoros kalesi, boğazın giriş ve çıkışını kontrol etmek için inşa edilmiştir. Doğu Roma döneminden kalan bu yapı, büyüleyici bir manzaraya ev sahipliği yapıyor.

Poyrazköy ise Karadeniz yönüne doğru ilerleyerek ulaşabileceğiniz bir konumda bulunuyor. Poyrazköy’de yer alan mesire alanlarında piknik yapabilir, taze balık sunan restoranlarda balık tüketebilirsiniz.

Anadolu Kavağına İETT otobüsleri ile ulaşabilirsiniz.

Dragos Tepesi, Kartal

Dragos tepesi İstanbul’un Kartal ilçesinde yer alıyor. Eşsiz bir manzara sunan bu tepede uçsuz bucaksız Marmara Denizini seyredebilir veya gün batımına eşlik edebilrsiniz.

Belediye tarafından hizmet verilen soysal tesislerde Marmara denizini seyrederek yemek yiyebilirsiniz. Ya da sadece bu eşsiz manzarayı seyrederek çay veya kahve içebilirsiniz.

Sabah 8 buçuk ile akşam 11 arasında tepeyi ziyaret edebilirsiniz. Giriş için herhangi bir ücret ödemenize gerek yoktur.

Büyükada

Büyükada Prens adalarının en büyüğüdür. Büyükada’da yer alan tarihi eserleri, müzeleri, plajları gezebilirsiniz. Üstelik geziniz için bisiklet de kiralayabilir ve keyifli bir gün geçirebilirsiniz.

Geziniz sırasında mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri ise Aya Yorgi Kilisesidir. 1751’de inşa edilmiştir. Özellikle Hrıstiyanların hac noktalarından biri olan Aya Yorgi Klisesi dini bir öneme de sahiptir.

Bir diğer ilginç mekan ise Adalar Müzesi’dir. Adalar Müzesi’nde yıllarca sürgüne yollanmış kişilerin eserlerine ulaşabilirsiniz. Adalar Müzesi pazartesi günü hariç her gün hizmet vermektedir. Yaz mevsiminde 09.00 ile 18.00 arası kış mevsiminde ise 10.00 ve 17.00 arası ziyaret edebilirsiniz.

Büyükada’da gezilecek yerler sadece bu ikisi ile de sınırlı değildir! Rum Yetimhanesi, Hamidiye Camii, Adakule, Prenses Koyu, Meryem Ana Kilisesi, Müslüman Mezarlığı ve Reşat Güntekin’nin evi gibi önemli mekanları ziyaret edebilirsiniz.

Tüm bu mekanlara ek olarak Büyükada’nın plajlarını ziyaret edebilirsiniz. Plajlara giriş ücreti ise 20 tl ile 60 tl arasında fark etmektedir.

Büyükada’ya gitmek için vapura binebilirsiniz. Bu vapurlar, Kadıköy, Bostancı, Eminönü, Maltepe, Kartal, Kabataş, Avcılar veya Beşiktaş’tan kalkmaktadır.

Heybeliada

Prens adalarından bir tanesi olan Heybeliada, yeşil alanları ve durak yerleri ile insanların gezi rotaları arasında sıkça tercih ediliyor. Sakin ve huzurlu bir yer olan Heybeliada’da gezilecek onlarca yer bulunuyor.

Heybeliada’da da bisikletle ulaşım sağlayabilirsiniz. Bisikleti kullanarak Heybeliada Deniz Lisesini, Aya Yorgi Uçurum Manastırını ve Bet Yaakov Sinagogunu rahat bir şekilde ziyaret edebilirsiniz.

Heybeliada Deniz Lisesi ilk olarak Kasımpaşa Tershanesi’nde kurulmuştur ve Mühendishane-i Bahr-ı Hümayun olarak anılmıştır. Yıllar boyunca farklı adlandırmalara sahip olan lise 2016 yılına kadar hizmet vermiştir. Şuan ise ziyaretçilere açık bir müze görevi görmektedir.

Aya Yorgi Uçurum Manastırı pembe rengi ile ön plana çıkan ziyaret edilmesi gereken bir diğer yapı olarak karşımıza çıkıyor. 16. Yy’ın sonlarına doğru inşa edildiği düşünülüyor.  1882’de meydana gelen bir yangından zarar görsede içerisinde Rus eserleri barındırmaya devam ediyor.

Bet Yaakov Sinagogu ise Adada yaşayan Yahudi halkının ibadet edebilmesi için 1952’de inşa edilmiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: